Üvey Annemin Fileli Çorabı ve Anal Plugı Beni Delirtti
O yaz, babamın iş için yurtdışına gitmesiyle evdeki hava tamamen değişmişti. Annem iki yıl önce vefat ettikten sonra babamın evlendiği kadın, yani üvey annem Leyla, 36 yaşında, uzun bacaklı, dolgun kalçalı, her hareketinde insanı baştan çıkaran türden bir kadındı. Babam evdeyken hep mesafeli, kibar ve anne gibi davranırdı. Ama babam gidince… sanki bir maske düşmüştü.İlk fark ettiğim şey fileli çorapları oldu.Her sabah mutfakta kahvaltı hazırlarken siyah fileli çoraplarını giyerdi. İnce, neredeyse transparan, baldırlarının kıvrımını ve topuklarının yuvarlağını tamamen ortaya çıkaran o çoraplar. Üstüne de genelde kısa, dar bir şort ya da ince bir penye elbise. Çorapların üst bandı kalçalarının hemen altında kalır, yürürken hafifçe gerilirdi. Gözlerimi alamıyordum. O fark edince de gülümser, “Ne bakıyorsun oğlum, çorap mı hoşuna gitti?” derdi. Şaka gibi söylüyordu ama sesinde başka bir ton vardı.Bir akşamüstü odama girdim. Kapıyı çalmadan. Leyla yatağımın üstünde oturuyordu. Üzerinde sadece siyah fileli çoraplar ve ince bir tanga. Elleri arkasında, bir şeyle uğraşıyordu. Dönüp bana baktı, hiç utanmadı.“Gel bakalım,” dedi yumuşak bir sesle. “Tam zamanı.”Yaklaştım. Nefesim hızlandı. Yatağa oturdu, bacaklarını açtı. Fileli çorapların arasından teni parlıyordu. Ama asıl şok edici olan, tangasının kenarından sarkan ince, parlak metal bir zincirdi. Zincirin ucunda küçük, siyah bir anal plug sallanıyordu. Kalınlığı orta boy, ucu hafif genişlemiş, tabanı kalp şeklinde pembe bir taşla süslü.“Bunu yeni taktım,” dedi gözlerimin içine bakarak. “Ama içimdeyken yürümek… çok zor. Sen yardım eder misin?”Elim titreyerek uzandım. Plug’ı tuttum, hafifçe çektim. Leyla inledi, kalçaları titredi. Çıkarmadım, sadece oynattım. İçeri dışarı hafif hareketlerle. Fileli çoraplı bacakları açıldı, tangasını yana sıyırdı. Amı ıslak, şişmiş, dudakları ayrılmış haldeydi. Plug’ı daha derine ittim. İnledi, başını geriye attı.“Çok mu dar?” diye sordum fısıltıyla.“Hayır… tam istediğim gibi dar,” dedi. “Ama senin sikini de istiyorum. Aynı anda.”Kalp atışlarım kulaklarımda zonkluyordu. Pantolonumu indirdim. Sikim zaten taş gibiydi. Leyla dört ayak pozisyonuna geçti. Fileli çoraplı bacakları yatağın kenarına dayalı, kalçaları havada. Plug hâlâ içindeydi. Yavaşça çıkardım. Deliği hafif açık kalmıştı, pembe ve davetkâr.Önce amına girdim. Sıcak, kaygan, sıkı. Birkaç kez ileri geri yaptım, sonra çıkardım. Plug’ın ucunu sikimin başına dayadım, yağladım. Leyla nefesini tuttu. Yavaşça bastırdım. Baş girdi. Sonra santim santim ilerledim. Fileli çorapların dokusu elimin altında kayıyordu, kalçalarını avuçladıkça fileler parmaklarımın arasında geriliyordu.Tamamen içindeyken durdum. Leyla titriyordu.“Hareket et… lütfen hareket et,” diye yalvardı.Başladım. Yavaş, derin darbeler. Her sokuşta plug’ın tabanı kalçalarına çarpıyordu. File çoraplar terden ıslanmıştı, tenine yapışıyordu. Elimi öne uzattım, klitorisini ovuşturmaya başladım. İnlemeleri yükseldi, küfürler başladı.“Sik… daha sert sik… götümü parçala…”Hızlandım. Ellerim kalçalarında, tırnaklarım filelere batıyordu. Çorap yırtılmaya başladı, küçük yırtıklar açıldı. O yırtıklardan tenini öpmeye, ısırmaya başladım. Leyla orgazm olmaya yaklaştı, kalçaları kasılıyordu.“İçime boşal… lütfen içime boşal…”Son birkaç darbeyle köküne kadar girdim ve patladım. Sıcak sıvı götünün derinliklerine dolarken o da çığlık atarak boşaldı. Bacakları titriyor, fileli çorapları ıslak ve yırtık haldeydi.Yığıldık yatağa. Plug hâlâ yanımızda, parlak ve ıslak.Leyla gülümseyerek yüzüme baktı.“Babana söylemeyeceksin değil mi?” dedi alaycı bir sesle.“Hayır,” dedim. “Ama bundan sonra her akşam fileli çorap giyeceksin. Ve plug’ı da takacaksın.”Gözleri parladı.“Anlaştık, oğlum.”O yaz babam dönene kadar her gece aynıydı. Fileli çoraplar, anal plug, ter, inlemeler ve yasak zevk. Babam havaalanından aradığında Leyla telefonda “Her şey yolunda, oğlun çok uslu” diyordu. Ben de arkasından gülüyordum, elim hâlâ fileli bacağında.Ve o fileler… hiçbir zaman tamir olmadı. Her yeni yırtık, yeni bir anıydı.