Ekleyen Kanal: Starlar:

Olgun Üvey Annemi Götünden Sikiyorum
Melody Mynx ile üvey oğlu Robby Echo arasındaki yasak ilişki, şehrin ıssız bir otoparkında başlamıştı. İkisi de etrafı dikkatle tarıyor, her gölgenin arkasında bir tehlike gizlendiğini hissederek kalpleri deli gibi çarpıyordu. Yakalanmaları halinde yaşanacaklar düşünülemeyecek kadar ağırdı; aile dağılır, itibar yerle bir olur, hayatları sonsuza dek değişirdi. Robby, Melody’nin sadece kendisi için giydiği o çarpıcı kırmızı elbiseyi fark eder etmez vücudunda bir ateş dolaştı. Kumaş, kadının kusursuz kum saati siluetini sarıyor, dekoltesini zarifçe vurguluyor, her adımda davetkâr bir şekilde dalgalanıyordu. Melody, bu özel buluşma için kendini güzel hissetmek istemişti; yıllardır bastırdığı duyguları özgürce yaşayacağı bir gün için özenle hazırlanmıştı.Arkadaşına ait bekar dairesine vardıklarında nihayet derin bir nefes alabildiler. Burası onların dünyasından uzak, güvenli bir limandı. Evdeki o boğucu, her an izlendikleri hissini veren ortamdan kurtulmuşlardı. Kapı kapanır kapanmaz dudakları buluştu; öpüşmeleri aç, uzun zamandır ertelenmiş bir hasretin patlaması gibiydi. Robby’nin aklından babasının şüpheleri geçiyordu; acaba bu ilişki ailesini parçalar mı, boşanma olur mu diye merak ediyordu. Melody ise sakin, kararlı bir sesle yanıt verdi: Kocası bu durumdan şüpheleniyordu evet, ama onu asla bırakmazdı. O evlilik dışarıdan ne kadar sağlam görünürse görünsün, içten içe çürümüştü; adamın sahiplenme duygusu, kıskançlığı her şeyi zincire vuruyordu. Onlar için bu kaçamak saatler, nadir bulunan bir özgürlük anlamına geliyordu; en azından kısa bir süreliğine omuzlarının üzerinden geriye bakmadan, yakalanma korkusu olmadan birbirlerine tamamen teslim olabiliyorlardı.Melody, Robby’ye yumuşak, merak dolu bir sesle sordu: “Beni ilk ne zaman istedin?” Robby bir an duraksadı, sonra gülümseyerek o anı hatırladı: “Beni işten aldığın gün, o beyaz saten bluzu giymiştin. İçinden göğüs uçların hafifçe belli oluyordu. Tanrım, o görüntü aklımdan çıkmıyordu, çok tahrik ediciydi.” Melody biraz utandı ama dürüstçe itiraf etti: “Bunu bilerek mi yaptığımı mı düşündün?” Robby sordu: “Yaptın mı?” Kadın gülümsedi: “Hayır… belki birazcık. Belki de sadece senin aletinin nasıl göründüğünü merak ediyordum.” Bu itiraf, yıllardır süren sessiz bir oyunun nihayet açığa çıkması gibiydi. Eskiden utangaç davranır, çekingen bakışlar atar, arzularını içinde tutardı; şimdi ise cesaretlenmiş, duygularını açıkça dile getiriyordu. Robby’nin gözleri kadının bacaklarına kaydı; o pürüzsüz, porselen gibi tenin, sadece kendisine ayrılmışçasına aralandığını hayal etti. “Açık” kelimesi bile zihninde fırtınalar koparıyordu.Melody’nin eli yavaşça Robby’nin kotuna uzandı, parmakları sertliğini hissederek okşadı. “İlk kez ağzıma aldığım zamanı hatırlıyor musun?” diye fısıldadı. Robby başını salladı: “Evet, arabada, işten sonra.” Kadın heyecanla mırıldandı: “Şu an çok sertsin.” Robby sordu: “Görmeye hazır mısın?” Melody başıyla onayladı. Öpüşmelerinin ardından Robby fermuarını indirdi, Melody ise şehvetle: “Annen için çıkar onu,” dedi. Robby kotunu sıyırdı, dimdik duran erkekliği ortaya çıktı. Melody elbiseyi başından sıyırarak çıkardı; desenli sütyeninin üzerinden taşan büyük göğüsleri göz kamaştırıyordu. “Baban benim iç çamaşırlarımı hiç takdir etmez,” diye fısıldadı hüzünle. Elini Robby’nin erkekliğine sardı, okşamaya başladı; tekrar öpüştüler. “Annen için bu kadar sert,” diye mırıldandı gururla. Sonra eğildi, ucundan öpmeye, emmeye başladı. “Oğlumu biraz taciz etmeyi seviyorum,” dedi gülümseyerek, onu yavaş yavaş çıldırtarak.Bu anlar, ikisi için de sadece fiziksel bir yakınlaşma değildi; yılların birikmiş geriliminin, bastırılmış arzuların, yasak bir aşkın patlamasıydı. O kırmızı elbise, o ıssız otopark, o güvenli daire… Her detay, onların hikayesini daha da yoğun, daha da gerçek kılıyordu. Melody, olgun bir kadının özgüveniyle arzularını sahiplenirken, Robby gençliğin coşkusunu ve sadakatini ortaya koyuyordu. Aralarındaki bağ, geleneksel anne-oğul ilişkisinden çok daha karmaşık, çok daha derin bir şeye dönüşmüştü. Yakalanma korkusu her an peşlerinde olsa da, bu dakikalarda birbirlerine tamamen aittiler. Melody’nin elleri, dudakları, bakışları Robby’yi adeta yeniden doğuruyordu; Robby’nin dokunuşları ise Melody’ye uzun zamandır unuttuğu bir canlılık, bir arzu veriyordu. Bu ilişki, dışarıdan bakıldığında ne kadar yanlış görünürse görünsün, onlar için o dönemde yaşadıkları en güçlü, en dönüştürücü duyguydu. Zaman durmuş gibiydi; sadece kalp atışları, nefesler ve tenlerin birbirine değdiği o muhteşem anlar vardı. Ve bu anlar, zihinlerinde, bedenlerinde ömür boyu silinmeyecek bir iz bırakacaktı.

Yorumlar kapatıldı.