Minyon Üvey Kardeşime Banyoda Yapıştırıyorum
Banyo buharlı ve sıcak, aynanın üstü buğudan tamamen kapanmıştı. Demi Hawks, tezgahın önünde durmuş, makyaj fırçasını elinde tutuyordu; pembe allık yanaklarına hafifçe değdirirken dudaklarını büzerek aynaya bakıyordu. Sarı saçları nemden kıvrılmış, çilli yüzü sanki daha da masum görünüyordu. Üzerinde sadece ince bir bornoz vardı, altında hiçbir şey yoktu. Tam rujunu sürmeye hazırlanırken, duş kabininin başından sızan su sesi yükseldi. Bir damla, sonra iki damla, sonra ince bir fıskiye gibi akmaya başladı. “Hay aksi,” diye mırıldandı Demi, bornozunu sıyırıp attı ve çıplak ayaklarıyla duş kabinine girdi. Soğuk su ayaklarına değince irkildi ama aldırmadı; musluğu sıkıca tutup çevirmeye çalıştı. Kol çevirdikçe su daha da fışkırıyordu, üstüne üstüne geliyor, saçlarını ıslatıyor, göğüslerinden aşağı süzülüyordu.Dışarıdan gelen ayak seslerini duydu. Parker Ambrose, üvey kardeşi, kapıyı aralayıp başını uzattı. “Ne oluyor orada? Sanki biri boğuluyor gibi sesler geliyor.” Demi’nin çıplak bedenini görünce gözleri faltaşı gibi açıldı ama hemen toparlandı. “Yardım edeyim mi? Musluk bozulmuş gibi duruyor.”Demi başını çevirdi, ıslak saçları yüzüne yapışmıştı. “Hayır Parker, ben hallederim. Git işine bak.” Ama sesi titriyordu, musluk hâlâ fışkırıyordu ve su artık yerden taşmaya başlamıştı. Parker kapıyı kapattı ama beş dakika sonra yine geldi. Bu sefer Demi banyo paspasını almış, suyla boğuşuyordu; bacakları ıslak, kalçaları yukarı kalkık halde eğilmişti. Parker yine teklif etti, Demi yine kovdu. Üçüncü seferde işler iyice kontrolden çıkmıştı. Demi artık sadece dantelli beyaz külotuyla kalmıştı; bornoz yere düşmüş, küçük ama diri göğüsleri tamamen açıktaydı. Meme uçları soğuk sudan sertleşmiş, pembe ve dik duruyordu. Su hâlâ akıyor, yer kayganlaşmıştı. Demi kayıp yere düşecek gibi oldu, elleriyle duvara tutundu.Parker bu sefer kapıyı tamamen açtı ve içeri girdi. “Tamam, yeter artık. Bırak ben bakayım.” Demi bu kez itiraz etmedi, sadece nefes nefese başını salladı. Parker musluğa yaklaştı, birkaç kez sertçe çevirdi ve sonunda su kesildi. Banyo sessizleşti, sadece ikisinin hızlı nefesleri duyuluyordu. Demi tezgaha yaslandı, göğüsleri hafifçe inip kalkıyordu. “Teşekkürler… sanırım gerçekten yardım lazımdı.”Parker’ın gözleri Demi’nin çıplak üst bedenine kaydı. “Sorun değil… ama sen… yani… göğüslerin…” Demi gülümsedi, o sevimli, çilli gülümsemesiyle. “Dokunmak ister misin?” Parker yutkundu, elini uzattı ve parmakları Demi’nin meme ucuna değdi. Yumuşak, sıcak ve sert. Demi inledi, başını geriye attı. “Daha fazla… okşa onları.” Parker iki eliyle de kavradı, avuçlarını dolduran küçük göğüsleri sıktı, meme uçlarını parmaklarıyla kıstırdı. Demi’nin kalçaları istemsizce kıpırdandı.“Pussy’mi görmek ister misin?” diye fısıldadı Demi, sesi boğuktu. Parker başını salladı, gözleri faltaşı gibi. Demi tezgaha oturdu, bacaklarını açtı ve külotunu yana çekti. Tüysüz, pembe ve ıslak amı tamamen ortaya çıktı. “Gel… tadına bak.” Parker diz çöktü, yüzünü kasıklarına gömdü. Dilini klitorisine değdirdi, daireler çizdi. Demi’nin elleri saçlarına gitti, “Evet… işte öyle… yala üvey kardeşini.” Parker diliyle içeri girdi, emdi, yaladı; Demi tezgaha yaslanıp inledi, kalçalarını yüzüne bastırdı. Orgazmı yaklaştıkça sesi yükseldi: “Geliyorum… ahh Parker… dilin çok iyi!”Demi nefes nefese indi tezgahın üstünden, Parker’ın önüne diz çöktü. Pantolonunu indirdi, sertleşmiş sikini avuçladı. “Şimdi sıra bende.” Ağzına aldı, başını emdi, diliyle şaftı yaladı. Derinlere aldı, boğazına kadar soktu. Parker inledi, “Amına koyayım Demi… çok iyi emiyorsun.” Demi gözlerine bakarak emmeye devam etti, salyası çenesine aktı.Sonra Parker’ı yere yatırdı, sırtüstü. “Şimdi içime gireceksin.” Üstüne çıktı, cowgirl pozisyonunda sikini tutup yavaşça oturdu. Dar amı onu sımsıkı sardı. “Çok büyük… ama hepsini alacağım.” Yukarı aşağı hareket etmeye başladı, küçük göğüsleri zıplıyordu. Parker kalçalarını kavradı, aşağıdan bastırdı. Demi hızlandı, inlemeleri banyoyu doldurdu: “Sik beni üvey kardeş… derinlere sok!”Sonra ayağa kalktı, tezgaha eğildi. “Arkadan… sertçe.” Parker arkasına geçti, sikini amına dayadı ve tek hamlede köküne kadar girdi. Şap şap sesleri yükseldi, Demi’nin kalçaları her darbede sallanıyordu. “Daha sert… vur bana!” Parker saçlarını tuttu, hızlandı. Demi’nin amı kasılıyordu, ikinci orgazmı geliyordu.En sonunda Demi tekrar tezgaha oturdu, bacaklarını sonuna kadar açtı. “Şimdi içime boşal… krempie yap.” Parker içine girdi, sertçe pompaladı. Demi’nin tırnakları sırtına geçti, “Gel… doldur içimi üvey kardeş… döllerinle doldur!” Parker dayanamadı, derinlerde patladı. Sıcak döller amının en dibine fışkırdı, her fışkırtmada Demi inledi. Çıktığında döller taşmaya başladı, tezgaha damladı.İkisi de nefes nefese kaldı. Demi gülümseyerek Parker’ın dudaklarına yapıştı. “Bir dahaki sefere duşu yine bozayım mı?” Parker güldü, “Lütfen boz… her seferinde yardım ederim.” Banyo hâlâ ıslaktı ama artık su sızıntısından değil, onların ateşli sevişmesinden dolayıydı. Ve bu, sadece başlangıçtı; üvey kardeşler arasındaki bu yasak oyun, her gün yeni bir bahane bulacaktı.
Yorumlar kapatıldı.
