Ekleyen Kanal: Starlar:

Kız Kardeşinin Başkasıyla Sikiştiğini Öğreniyor

Anne ve baba, hafta sonu için aceleyle bavullarını topladılar. Annenin sesi koridorda yankılanıyordu: “Biz akşamüstü döneceğiz, çocuklar. Evde uslu durun, bir şey olursa hemen arayın.” Babası anahtarları elinde sallayarak gülümsedi, “Parti falan vermeyin ha!” diye ekledi şakayla karışık. Kapı kapandı, araba motoru çalıştı ve ev birden sessizliğe gömüldü. O sessizlikte, sanki duvarlar bile nefes almaya başlamıştı.Üst katta, Chloe odasında aynanın karşısında duruyordu. Üzerinde siyah, kısa, sırtı tamamen açık bir elbise vardı; eteği o kadar kısaydı ki yürürken iç çamaşırının kenarları hafifçe görünüyordu. Topuklu ayakkabıları yere vurdukça ritmik bir ses çıkarıyordu. Saçlarını açık bırakmıştı; sarı teller omuzlarından aşağı dökülüyordu. Dudaklarına parlak kırmızı ruj sürmüş, gözlerine koyu far çekmişti. Aynadaki yansımasına bakarken dudaklarını büzdü, “Bugün mükemmel görünüyorum,” diye mırıldandı kendi kendine. Çantasına telefonunu, rujunu ve bir paket prezervatif attı – her ihtimale karşı.Aşağı kattan bir ses geldi. “Chloe? Sen hâlâ evde misin?” Üvey abisi Ethan’ın sesiydi. Chloe bir an dondu kaldı. Ethan’ın odasının kapısı açıktı; içeriden oyun konsolunun sesi geliyordu. Chloe derin bir nefes aldı, çantasını omzuna attı ve merdivenlerden inmeye başladı. Topuklarının tıkırtısı evin boşluğunda yankılanıyordu.Ethan salonda koltuğa yayılmış, telefonu elinde scroll yapıyordu. Chloe’yu görünce kaşlarını kaldırdı. Gözleri önce elbisesine, sonra bacaklarına, en son da yüzüne kaydı. “Vay be,” dedi alaycı bir gülümsemeyle. “Nereye böyle prenses? Kostüm partisi mi var?”Chloe durdu, çantasını sıkıca tuttu. “Sana ne? Anne babalar gitti, ben de çıkıyorum.”Ethan ayağa kalktı, yavaşça yaklaştı. Boyu Chloe’dan epey uzundu; ona tepeden bakıyordu. “Partiye mi gidiyorsun? O elbiseyle mi? Annem görse kalpten giderdi.”“Görmeyecek zaten,” diye cevap verdi Chloe çabukça. “Söylemeyeceksin, değil mi?”Ethan güldü, ama gülüşü sıcak değildi. “Neden söylemeyeyim ki? Seni korumak benim görevim değil mi? Üvey abin olarak…”Chloe gözlerini devirdi. “Saçmalama Ethan. Bırak gideyim.”Ama Ethan kapının önüne geçti, kollarını göğsünde kavuşturdu. “Dur bakalım. Eğer gerçekten gitmek istiyorsan… bir şartım var.”Chloe’nın kalbi hızlandı. Ethan’ın gözlerindeki o bakış hoşuna gitmiyordu – ya da belki de hoşuna gidiyordu, tam emin olamıyordu. “Ne şartı?”Ethan bir adım daha yaklaştı. Kokusu burnuna geldi; duş jeli ve hafif ter karışımı. “Eğer bugün dışarıda biriyle yatmayı planlıyorsan… o kişi ben olmalıyım.”Chloe şokla geri çekildi. “Ne diyorsun sen ya? Delirdin mi?”“Delirmedim,” dedi Ethan sakin bir sesle. “Sadece mantıklı düşünüyorum. Dışarıda bir sürü salak var. Seni kullanırlar, sonra atarlar. Ben ise… ailendenim. Güvenilirim. Hem bak, şu an evde sadece ikimiz varız. Kimse bilmez.”Chloe’nın yüzü kızardı. Hem öfkeden, hem utançtan, hem de –kabul etmek istemese de– garip bir heyecanla. “Bu iğrenç. Sen benim üvey abimsin.”“Üvey,” diye vurguladı Ethan. “Kan bağı yok. Hem itiraf et, o elbiseyi giyerken aynada kendine bakarken ne düşünüyordun? Birinin seni böyle görmesini istiyordun, değil mi?”Chloe cevap veremedi. Gözleri Ethan’ın geniş omuzlarına, kollarındaki kaslara kaydı. Ethan elini uzattı, Chloe’nin çenesini nazikçe tutup yüzünü kendine çevirdi. “Bak bana. Direniyorsun ama gözlerin başka şeyler söylüyor.”Chloe yutkundu. “Eğer söylersem… annem babam öğrenirse…”“Öğrenmeyecek,” dedi Ethan. “Söz veriyorum. Bu bizim sırrımız olur.”Bir an sessizlik oldu. Chloe’nın nefesi hızlandı. Ethan’ın parmakları hâlâ çenesindeydi; sıcak, kararlı. Chloe gözlerini kapattı, sonra yavaşça başını salladı. “Tamam… ama sadece bir kere. Ve kimseye söylemeyeceksin.”Ethan’ın dudaklarında zafer dolu bir gülümseme belirdi. Chloe’yi kollarından tutup yavaşça kendine çekti. Dudakları buluştu; önce yumuşak, sonra daha açgözlü. Chloe’nin elleri Ethan’ın göğsüne gitti, tişörtünün altından kaslarını hissetti. Ethan onu kucağına aldı, salondan çıkıp merdivenlere yöneldi. Chloe’nin bacakları Ethan’ın beline dolandı; topukları sırtına batıyordu ama ikisi de umursamadı.Ethan’ın odasına girdiler. Kapı kapandı. Ethan, Chloe’yi yatağa yatırdı. Elbisesinin askılarını indirdi; göğüsleri ortaya çıktı. Chloe’nin nefesi kesildiğinde Ethan eğildi, boynunu öpmeye başladı. Dudakları teninde geziniyor, ısırıyor, emiyordu. Chloe inledi, ellerini Ethan’ın saçlarına geçirdi.Ethan aşağı kaydı. Elbisenin eteğini sıyırdı, iç çamaşırını kenara çekti. Chloe’nin bacaklarını ayırdı, başını aralarına gömdü. Dilinin her dokunuşunda Chloe sıçradı, inlemeleri odayı doldurdu. “Ethan… lütfen…” diye fısıldadı.Ethan doğruldu, pantolonunu çıkardı. Sertliği Chloe’nin gözleri önünde duruyordu. Chloe elini uzattı, parmaklarıyla sardı, yavaşça sıvazladı. Ethan gözlerini kapattı, zevkle inledi. Sonra Chloe’yi kendine çekti, bacaklarını omuzlarına aldı. Yavaşça içine girdi. Chloe’nin gözleri faltaşı gibi açıldı; ağzından kesik bir çığlık çıktı.İlk hareketler yavaştı, ritmik. Ethan her girişte daha derine iniyor, Chloe’nin içindeki sıcaklığı hissediyordu. Chloe tırnaklarını Ethan’ın sırtına geçirdi, “Daha hızlı,” diye inledi. Ethan hızlandı. Yatak gıcırdıyordu; duvarlar sanki titreşiyordu. Chloe’nin göğüsleri her darbede sallanıyordu; Ethan eğilip birini ağzına aldı, emdi, ısırdı.Pozisyon değiştirdiler. Chloe üstteydi. Kalçalarını indirip kaldırıyor, Ethan’ın derinliklerine iniyordu. Saçları yüzüne dökülüyor, ter damlaları boynundan aşağı süzülüyordu. Ethan aşağıdan kalçalarını sıkıyor, tempo tutuyordu. Chloe’nin inlemeleri artık kontrolsüzdü; adını haykırıyordu.Sonra doggy style. Chloe dört ayak üstünde, Ethan arkasından giriyordu. Ellerini saçlarına doladı, hafifçe çekti. Chloe’nin sırtı kavis yaptı; kalçaları Ethan’a çarpıyordu. Her darbede daha yüksek sesler çıkıyor, zevk doruğa yaklaşıyordu.Ethan hızlandı, nefesi kesik kesikti. “Geliyorum…” diye mırıldandı. Chloe, “İçime… lütfen içime,” diye yalvardı. Ethan son bir kez derine girdi ve boşaldı. Chloe de aynı anda titreyerek orgazma ulaştı; bedenleri birlikte sarsıldı.Yere yığıldılar. Nefes nefese, ter içinde. Chloe Ethan’ın göğsüne yaslandı. Ethan saçlarını okşadı. “Söylediğim gibi,” diye fısıldadı. “Kimse bilmeyecek.”Chloe gülümsedi, gözleri hâlâ yarı kapalı. “Belki… bir dahaki sefere de söylerim annemlere erken döneceklerini.”İkisi de güldü. Ev hâlâ sessizdi. Ama o sessizlik artık başka bir anlama geliyordu: sırların, yasak zevklerin ve belki de yeni başlayan bir bağımlılığın sessizliği.

Yorumlar kapatıldı.