Biriken Enerjiyi Üvey Kardeşine Boşalıyor
Üvey kardeşim Odessa, tam bir afet. On dokuz yaşında, taptaze, uzun kumral saçları beline kadar inen, yeşil gözleri masumiyetle parlayan, ince belli ama dolgun kalçalı bir kız. Evde her gördüğümde içimde bir yangın başlıyor; o dar şortları, askılı bluzları giydiğinde aklım başımdan gidiyor. Annemle babam yine şehir dışına çıkmıştı, ev bize kalmıştı. İki gün boyunca yalnızdık. Bu sefer dayanamadım, içimdeki o yasak arzuyu dışarı vurmaya karar verdim. Ama aptalca bir hamle yapmayacaktım; onu yavaş yavaş, adım adım kendime çekecektim.Oturma odasında koltuğa yayılmıştık. Televizyon açık ama kimse izlemiyordu. Odessa telefonuna gömülmüş, bacak bacak üstüne atmış, kısa şortu yukarı sıyrılmış, pürüzsüz bacakları gözümün önündeydi. Yanına oturdum, derin bir iç çektim.“Off… çok yorgunum Odessa,” dedim sesimi kısarak. “Uzun zamandır kimseyle konuşasım gelmiyor. İş, stres, her şey üst üste geldi. Sanki içimde biriken bir şey var, patlayacak gibi.”Odessa başını kaldırdı, yeşil gözleri endişeyle bana döndü. “Aaa, abi neyin var? Anlat hadi, dertleşelim.”İşte tam istediğim an. Yavaşça devam ettim. “Bilmiyorsun ama… erkekler de bazen böyle olur. İçinde bir baskı birikir. Kimseye söyleyemezsin, utanır insan. Ama sen farklısın, sen benim üvey kardeşimsin. Sana güvenebilirim. Bana yardım edersen… inan rahatlarım.”Kaşlarını çattı ama merakla dinliyordu. “Ne demek istiyorsun? Ne yapayım ki?”Derin bir nefes aldım, sesimi daha da alçalttım. “Şey… uzun zamandır kimse dokunmadı bana. Kendim de yapıyorum ama yetmiyor. Birinin eli olsa… yumuşak, nazik… Sikimi sıvazlasa, beni boşaltsa… O kadar rahatlarım ki. Senin elin olsa mesela… Hem kardeşiz, aramızda kalır. Kimse bilmez. Sadece bir kere, lütfen.”Yüzü kızardı, gözlerini kaçırdı. “Abi… ciddisin değil mi? Bu… çok garip.”“Garip değil,” dedim hemen. “Sadece yardım. Bak, şu an çok sıkışığım. Sen de biliyorsun, evde yalnızız. Kimse görmez. Gel, yanıma otur. Sadece elinle… bak, nasıl rahatlayacağım.”Odessa bir süre sustu. Sonra yavaşça kalktı, yanıma geldi. Kalbi deli gibi atıyordu, hissedebiliyordum. Elini yavaşça kucağıma koydu. Şortumun üzerinden sertliğimi hissetti, hafifçe irkildi ama çekmedi.“Bak… böyle,” dedim rehber gibi. Şortumu aşağı indirdim, sikim dışarı fırladı. Sert, damarlı, başı zonkluyordu. Odessa’nın gözleri faltaşı gibi açıldı ama merakla bakıyordu.“Tut şunu,” dedim yumuşakça. “Yavaş yavaş sıvazla. Yukarı aşağı… evet, işte öyle.”Eli titreyerek sardı etrafını. Soğuk parmakları sıcak tenime değince inledim. “Ahh… evet Odessa… devam et. Daha hızlı değil, yavaş ve nazik. Senin elin… çok güzel.”Başladı sıvazlamaya. Önce utangaç, sonra ritim tuttu. Başımı geriye attım, inlemelerim odayı doldurdu. “Tanrım… kardeşimin eli… bu kadar iyi hissettirmezdi aklıma.”Odessa’nın nefesi hızlandı. Yüzü kıpkırmızıydı ama elini çekmiyordu. Hatta diğer eliyle kendi bacağını okşuyordu farkında olmadan. “Abi… gerçekten rahatlıyor musun?” diye fısıldadı.“Evet… çok… Ama durma. Daha sert… başını ovuştur. Parmaklarınla ucunu sık. Ahh… evet!”Hızlandı. Eli ıslaklaştı, ön sıvılar parmaklarına bulaştı. Ben de kalçalarımı kaldırıp eline bastırıyordum. “Odessa… ağzına alsan… lütfen… sadece bir kere…”Duraksadı ama gözlerinde bir ateş yandı. Eğildi, dudaklarını yaklaştırdı. Önce dilini ucunda gezdirdi, sonra başını ağzına aldı. Sıcak, ıslak ağzı sikimi sardı. Emmeye başladı, yavaş yavaş derinlere aldı. Ben saçlarını tuttum, nazikçe bastırdım.“Evet… kardeşimin ağzı… sikimi emiyor… Tanrım bu çok yanlış ama çok iyi…”Odessa hızlandı, boğazına kadar soktu, salyalar aktı. Eliyle taşaklarımı okşuyordu. Ben dayanamadım, “Geliyorum… Odessa… ağzına boşalacağım… yut lütfen…”Patladım. Sıcak spermler ağzına fışkırdı. Yuttu, hepsini. Son damlaya kadar emdi, sonra başını kaldırdı, dudakları şişmiş, gözleri sulu ama gülümseyen bir ifadeyle baktı.“Rahatladın mı abi?” diye sordu usulca.“Evet… ama bu sadece başlangıç,” dedim nefes nefese. “Yarın yine… bu sefer senin de ihtiyacın olursa… ben de yardım ederim.”Odessa gülümsedi, yanımda kıvrıldı. Ev sessizdi, sadece kalp atışlarımız duyuluyordu. Yasak kapı aralanmıştı ve ikimiz de biliyorduk: Artık geri dönüş yoktu.Bu an, üvey kardeşler arasındaki o gizli, ateşli bağı başlatmıştı. Odessa’nın masum elleri, ağzı, her şeyi artık benim içindi. Ve ben de onun için her şeyi yapmaya hazırdım. Annem babam dönene kadar… bu ev bizim zevk sarayımız olacaktı.