Ekleyen Kanal: Starlar:

Arkadaşının Minyon Japon Kızını Sikiyor Türkçe Altyazılı Porno
Yirmi yaşındaki genç kız Felicia (Lulu Chu), babasının ani ölümüyle sarsılmış halde, evin boş koridorlarında dolaşırken kendini yalnızlığın pençesinde bulmuştu. Patrick (Ryan McLane), babasının en yakın arkadaşı ve komşusu olarak, bu zor günlerde Felicia’ya destek olmak için evdeydi. Sahne, Patrick’in Felicia’yı yatak odasına götürmesiyle açılıyordu. Kapı arkalarından kapanır kapanmaz Felicia derin bir nefes aldı, omuzları hafifçe indi; evdeki gürültü, yas töreninin kalabalığı ve içindeki fırtına nihayet dışarıda kalmıştı. Patrick’e minnettarlıkla baktı, sesi titreyerek teşekkür etti: “Beni buradan kurtardın, teşekkür ederim.”Felicia’nın tek ebeveyni olan babası yeni vefat etmişti. Patrick, yıllardır ailenin dostu olarak bu acılı süreçte genç kıza kol kanat germeye çalışıyordu. Odada yalnız kaldıklarında Patrick, onu teselli etmek için kollarını açtı; “Yalnız değilsin, Felicia. Ben buradayım,” dedi yumuşak bir sesle. Felicia’nın gözleri parladı, bakışları hayranlıkla doldu. Patrick bu yoğun bakış altında biraz utandı, boğazını temizledi ve kalkmaya yeltendi. “Biraz dinlenmen lazım, seni rahatsız etmeyeyim,” diyerek kapıya yöneldi. Ama Felicia hızlıca kolunu tuttu, “Lütfen gitme,” diye yalvardı. “Şu an yalnız kalmak istemiyorum.”Patrick duraksadı, sonra yumuşadı ve yatağın kenarına oturdu. “Tamam, biraz daha kalırım,” dedi. Felicia rahat bir iç çekişle ona yaklaştı, başını yavaşça omzuna yasladı. Hareket o kadar masum görünüyordu ki; sadece insan sıcaklığına ihtiyaç duyan bir kızın içgüdüsel arayışı gibiydi. Patrick sessizce izin verdi, rahatsız olmamaya çalışarak. Konuşmaya başladılar; Patrick, Felicia’nın babasıyla geçirdiği güzel anıları hatırlattı, gülümseyerek eski günlerden bahsetti. Ancak Felicia’nın yanıtlarında babasıyla ilişkisinin pek de sıcak olmadığına dair ipuçları vardı; soğuk bir mesafe, belki de ihmal edilmişlik hissi.Konuşma ilerledikçe Felicia’nın eli Patrick’in bacağına kaydı. Önce tesadüfi gibiydi, sonra okşar gibi hafifçe gezindi. Patrick bunu fark ettiğinde rahatsız oldu ama kibarlığını bozmadı, sadece hafifçe kıpırdandı. Felicia ise daha cesur hale geliyordu; eli yukarı doğru kayarken gözleri Patrick’in yüzünde sabitlendi. Patrick kalkmaya çalıştı, “Sanırım artık gitmeliyim,” dedi nazikçe. Ama Felicia panikledi, aniden kollarını boynuna doladı ve sıkıca sarıldı. Gözyaşları akmaya başladı – ya da öyle görünüyordu. “Lütfen kal, bu gece burada kal. Evde ilk kez yalnızım, dayanamıyorum,” diye yalvardı. Alt dudağını hafifçe ısırırken eli Patrick’in vücudunda daha da geziniyordu.Patrick şaşkına döndü. “Bu uygun olmaz Felicia,” diye itiraz etti. “Başka birini çağırabilirsin, bir arkadaşını ya da…” Ama Felicia’nın sesi yükseldi, panik içinde: “Hayır! Olmaz! Sen olmalısın, sadece sen!” Patrick donakaldı. Felicia’nın maskesi düşüyordu; yıllardır beslediği duyguları artık gizleyemiyordu. “Sana yıllardır âşığım Patrick,” diye itiraf etti ürkütücü bir sakinlikle. Komşu evlerde büyüdükleri için onu her zaman izlemişti. Bahçede çalışırken, havuzda yüzerken… Özellikle havuz sahnelerini detaylıca anlattı: “Yarı çıplak, ıslak halde ne kadar çekici görünüyordun. Mayo’nun altındaki o şişkinlik… Hep hayranlıkla bakıyordum.”Patrick’in yüzü soldu, kelimeler boğazında düğümlendi. Felicia’nın gözlerindeki açlık artık gizlenmiyordu; yıllar boyu biriktirdiği fanteziler bir anda su yüzüne çıkmıştı. Patrick sınır koymaya çalışsa da, Felicia’nın ısrarı ve o masum görünümlü cazibesi arasında sıkışıp kalmıştı. İçindeki çatışma büyürken, temptation’ın gücü ağır basmaya başlamıştı. Acaba bu zayıf anında vereceği kararın sonuçlarıyla başa çıkabilecek miydi? Felicia’nın yalnızlığı, acısı ve arzusu birleşip onu tuzağa düşürmüş gibiydi; Patrick ise bu karanlık oyunun içinde adım adım kayboluyordu.Bu hikâye, yasın gölgesinde filizlenen yasak bir çekimin, masumiyet kisvesi altında gizlenen sapkın bir arzunun çarpıcı anlatımıydı. Felicia’nın babasının ölümüyle başlayan yalnızlık, Patrick’in dostane desteğiyle bambaşka bir yöne evriliyordu. Evin sessiz odalarında, kapıların ardında, iki insan arasındaki sınırlar eriyor, ahlaki duvarlar sarsılıyordu. Patrick’in direnci ne kadar sürecekti? Felicia’nın planı başarıya ulaşacak mıydı? Ve en önemlisi, bu gecenin sabahında geriye ne kalacaktı: pişmanlık mı, yoksa yeni bir gerçeklik mi?

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*