Ekleyen Kanal: , Starlar:

Arkadaşımın Milf Annesi Bana Yavşıyor

Brandi Love eve girdiğinde mutfak tezgâhının önünde oturan Bruce’u hemen fark etti. Genç adamın sol gözü mosmor olmuş, şişmiş ve kısılmıştı. Buz torbası bile henüz yoktu elinde; sadece başını öne eğmiş, utançla oturuyordu. Brandi’nin kaşları kalktı, çantası tezgâha bırakılırken.“Bruce? Tanrım, ne oldu sana oğlum?” diye sordu, sesinde hem endişe hem de annelik içgüdüsü vardı. Hemen dolaba yöneldi, buz makinesinden birkaç küp alıp bir bezin içine sardı.Bruce başını kaldırdı, ama göz temasından kaçındı. “Şey… bir şey yok teyze. Sadece… arkadaş kavgası.”Brandi buz torbasını Bruce’un gözüne nazikçe bastırdı. Yakın duruyordu; parfümünün tatlı kokusu, olgun teninin sıcaklığı Bruce’un burnuna doluyordu. Brandi 40’larının başındaydı ama hâlâ inanılmaz derecede çekiciydi: sarı saçları omuzlarına dökülüyor, dar bir bluzun altında dolgun göğüsleri belli oluyor, kalçaları kot pantolonla sarılmıştı. Bruce yutkundu.“Arkadaş kavgası mı? Kim yaptı bunu sana? Anlat bakalım.”Bruce derin bir nefes aldı. “Senin oğlun… Jake. Biz… sohbet ediyorduk. Kızlardan bahsediyorduk. Yani… çekici kadınlardan. Jake bir şeyler söyledi, ben de… aptallık ettim.”Brandi’nin eli buz torbasında dondu kaldı. “Ne dedin ki o kadar kızdı?”Bruce’un yüzü kıpkırmızı oldu. “Şey… en çok… en çekici olanı sorduğunda… ben… seni söyledim. Yani… Brandi teyze… sen… listenin başında olduğunu söyledim. Jake çıldırdı, yumruğu attı ve gitti.”Sessizlik oldu. Brandi buz torbasını yavaşça indirdi, Bruce’un yüzüne baktı. Gözlerinde önce şaşkınlık, sonra tuhaf bir parıltı belirdi. Dudakları hafifçe kıvrıldı – gülümseme mi, yoksa başka bir şey mi, Bruce anlayamadı.“Yani… beni mi düşünüyorsun o şekilde?” diye sordu usulca. Sesi alçalmıştı, neredeyse fısıltı gibi.Bruce yutkundu. “Ben… evet. Affedersin. Çok aptalca. Jake haklıydı.”Brandi tezgâha yaslandı, Bruce’a daha da yaklaştı. Göğüsleri bluzun içinde hafifçe sallandı. “Aptalca mı? Belki de değil.” Eli Bruce’un çenesine dokundu, yüzünü kendine çevirdi. “Biliyor musun, bir kadının böyle şeyler duyması… hoşuna gider. Özellikle de oğlunun arkadaşından.”Bruce’un kalbi deli gibi atıyordu. Brandi’nin parmakları boynuna indi, gömleğinin yakasını açtı. “Gözün acıyor mu hâlâ?”“Biraz… ama…”Brandi gülümsedi, bu sefer şehvetli bir gülümsemeydi. “O zaman seni rahatlatayım.” Bir anda tezgâha sıçradı, bacaklarını açarak oturdu. Kot pantolonunun düğmesini çözdü, fermuarı indirdi. “Gel buraya Bruce. Yaklaş.”Bruce ayağa kalktı, titreyen ellerle Brandi’nin beline dokundu. Brandi külotunu kenara çekti; ıslaklığı zaten belli oluyordu. “Beni gerçekten istiyor musun? O listede birinci miyim?”“Evet… Tanrım, evet,” diye inledi Bruce.Brandi Bruce’un pantolonunu indirdi. Genç adamın sertliği ortaya çıktı; kalın, damarlı, hazır. Brandi elini uzattı, sıvazladı. “Vay be… büyükmüşsün sen. Jake’in bilmediği bir şey bu herhalde.”Tezgâha yaslandı, bacaklarını daha da açtı. Bruce öne eğildi, başını Brandi’nin girişine dayadı. Yavaşça girdi; Brandi’nin sıcak, ıslak duvarları onu sardı. İkisi de aynı anda inledi.“Evet… işte böyle… derinlere gir,” diye fısıldadı Brandi. Elleri Bruce’un sırtına sarıldı, tırnakları deriye battı.Bruce ritim tutturdu. Tezgâh her itişte sallanıyordu. Brandi’nin göğüsleri bluzun içinden fırlayacak gibiydi; Bruce bluzu yukarı sıyırdı, sütyeni çıkardı. Dolgun meme uçları sertleşmişti. Ağzını birine götürdü, emdi, ısırdı. Brandi başını geriye attı, inlemeleri yükseldi.“Daha hızlı… sertçe… hadi Bruce, o büyük aletinle doldur beni!”Bruce hızlandı. Kalçaları Brandi’nin kalçalarına çarpıyordu; ıslak sesler mutfakta yankılanıyordu. Brandi’nin bacakları Bruce’un beline dolandı, onu daha derine çekti.“Geliyorum… Tanrım, geliyorum!” diye haykırdı Brandi. Vücudu kasıldı, orgazm dalgası onu sardı. Tırnakları Bruce’un sırtını çizdi, gözleri kapandı.Bruce da dayanamadı. Birkaç güçlü hamleyle içine boşaldı; sıcak sıvısı Brandi’nin derinliklerine doldu. İkisi de nefes nefese, birbirine sarılmış halde kaldı.Brandi yavaşça indi tezgâhtan. Bacakları titriyordu. Buz torbasını aldı, bu sefer kendi arasına bastırdı. “Off… bu yanıyor resmen. Senin yüzünden buz koymam gerekecek buraya da.”Bruce utangaçça güldü. “Affedersin… ama değdi mi?”Brandi göz kırptı, dudaklarını Bruce’unkilere bastırdı. “Değdi oğlum. Hem de çok. Ama bir dahakine Jake evdeyken değil, tamam mı?”Bruce başını salladı. Mutfak hâlâ aynıydı ama hava değişmişti. Artık her bakış, her dokunuş bambaşka anlamlar taşıyacaktı.Ve Brandi, içten içe, bu sırrın devam etmesini istediğini biliyordu.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*