Yeni üvey annesi Ophelia ile birlikte eşyaları taşırken, Robby’nin aklından geçen düşünceler bir anda diline vurdu. Babasının yaşını ima ederek, “Baba senin için biraz yaşlı değil mi sence?” diye sordu. Ophelia gülümsedi, nazikçe karşı çıktı. Aralarındaki sohbet yavaş yavaş samimileşmeye başladı; bu, belki de ilk kez gerçekten birbirlerini tanımaya başladıkları andı.Ophelia, eski evliliğinden bahsetti. İlk kocası aşırı kontrolcüydü, her hareketini kısıtlar, kendi arzularını yaşamasına izin vermezdi. Ama şimdi, Robby’nin babasıyla kurduğu ilişkide bambaşka bir özgürlük vardı. “Baban bana kendim olma hakkı tanıyor,” dedi yumuşak bir sesle. “İlgilerimi keşfetmeme, hatta evliliğimizin dışında ilişkiler yaşamama bile izin veriyor.” Robby şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. “Yani… baba başkalarının seninle birlikte olmasına razı mı?” diye sordu doğrudan. Ophelia hafifçe güldü. “Öyle kaba bir şekilde söylemezdim ama evet, öyle. Zamanla anlıyorsun ki gerçek sevgi, karşındakini kısıtlamak değil, onun bütün benliğini özgür bırakmaktır. Kısıtlayan, zincirleyen bir ilişki sevgi değil, hapistir.”Konuşurlarken Robby’nin gözleri istemsizce Ophelia’nın göğüslerine kaydı. Yakalandığını fark edince hemen özür diledi: “Affedersin, seni böyle… cinsel bir varlık olarak hiç düşünmemiştim.” Ama bu yalandı. İçten içe, Ophelia’yı ilk gördüğü andan beri en etkileyici, en çekici kadın olarak görüyordu. Hem anne şefkati taşıyan yumuşak yanı, hem de karşı konulmaz fiziksel cazibesi onu deli ediyordu. Şimdi ise babasının açık ilişki anlayışını öğrendiği için kafasında sorular dönmeye başlamıştı. Acaba bu durum, onun da Ophelia’ya yaklaşması için bir kapı mı aralıyordu?Ophelia durdu, derin bakışlarıyla Robby’yi süzdü. Güney aksanı tutkulu anlarda daha belirgin hale geliyordu. “Seni düşündüm,” dedi usulca. “Seninle birlikte olmanın nasıl bir his olacağını hayal ettim.” Robby’nin kalbi hızlandı. Karışık duygular içindeydi; babası Ophelia’yı eve getirdiğinde bile ona karşı bastıramadığı bir çekim hissetmişti. Ama artık üvey annesiydi. Yıllarca bayramlarda, aile toplantılarında göz göze geleceklerdi. Bu riski alabilir miydi?Tam o sırada Ophelia eğildi ve dudaklarını Robby’nin dudaklarına bastırdı. Ani, ateşli bir öpücüktü. Sonra kapıya yöneldi, yavaşça kapattı. “Belki de babanın bugün yardım edememesi iyi oldu,” dedi gülümseyerek. “Böylece birbirimizi daha iyi tanıyabiliriz.” Robby tereddüt ederken Ophelia elini onun kasıklarına uzattı, okşamaya başladı. “Yoksa naz mı yapıyorsun?” diye sordu muzipçe.Ophelia inisiyatifi ele aldı. Boynunu öpmeye başladı. “Babanın da dediği gibi, kendimi, cinselliğimi keşfetmemi istiyor.” Robby direnmeye çalıştı ama vücudu ele veriyordu. Ophelia tişörtünü çıkardı; altında transparan bir sütyen vardı. Robby utangaçça başını çevirdi. “Baban değilsin, biliyorum,” dedi Ophelia. “Ama merak ediyorum… sevişirken aynı mı hissedersin?” Diz çöktü, gözlerini Robby’ye dikti. “Görebilir miyim?” Robby pantolonunu indirdi; sertleşmiş erkekliği annesinin yüzünün önünde yükseldi. Ophelia onu ağzına aldı, yaladı. “Bakalım tadın babana benziyor mu,” diye fısıldadı.Tam işler kızışırken kapıdan bir ses yükseldi: “Sevgilim, eve geldim!” Babaydı.Gece olup herkes yattıktan sonra Ophelia sessizce Robby’nin odasına geldi. Özür diledi. “Çok ileri gittik,” dedi ikisi de. Alnından öptü, iyi geceler diledi. Tam çıkarken Robby onu geri çağırdı. Yatağa oturdular. “Öpücüğüm nasıldı?” diye sordu utangaçça. Ophelia güldü. “Ağzıma almak çok hoşuma gidiyor,” diye itiraf etti. Robby sordu: “Eski kocan sana oral yapıyor muydu?” İlerlemek istemiyordu ama Ophelia öneride bulundu: “Keşke sana bir şey yapabilsem… Dans edebilirim mesela. Yirmili yaşlarımda striptizciydim.”Telefonundan müzik açtı, sabahlığı çıkardı. Siyah sütyen ve külotla yatağın ucunda seksi hareketlerle dans etmeye başladı. Robby’nin üzerine çıktı, kucağında dans etti. “Daha fazlasını hissetmek istiyorum,” dedi. İkisi de soyundu. Sürtünmeler artınca Ophelia iyice azdı. Robby “Yapmamalıyız,” dese de Ophelia yalvardı: “Sadece ucunu… lütfen.” Ve sonunda Robby içine girdi.Bu yasak çekim, ikisini de ele geçirmişti. Aralarındaki bağ artık sadece üvey anne-oğul değildi; derin, karmaşık ve tutkulu bir ilişkiye dönüşmüştü. Gelecekte ne olacağını bilemezlerdi ama o an, sadece birbirlerine aittiler. Ophelia’nın özgürlük anlayışı, Robby’nin bastırdığı arzular ve aralarındaki elektrik, onları geri dönülmez bir yola sokmuştu. Aile dinamikleri değişmiş, yeni bir gerçeklik doğmuştu. Bu hikâye, sevginin sınırlarını sorgulatan, tabularla yüzleşen ve arzuların gücü karşısında direncin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir yolculuktu.
Yorumlar kapatıldı.
