Ekleyen Kanal: Starlar:

Üvey Annemle VS Yaparken Hardcore Sikişe Döndük
Hadi ama, kız gibi sikiyorsun, gel hadi üvey anneni daha sert sik!” diye alay etti o, sesi hem kışkırtıcı hem de baştan çıkarıcıydı. Poposuna sert bir şaplak attığında Alex’in sabrı taştı; onu koltuğa fırlattı ve önceki her şeyden daha vahşi bir ritimle içine girmeye başladı. Eğer üvey annesi sertlik istiyorsa, Alex ona tam da bunu verecekti. O iğneleyici, azdırıcı kadına karşı artık kendini tutmuyordu; acımasızca, vahşice pompalıyordu. Kadın kaçıyormuş gibi yaptı, salonda koşturup onu peşinden sürükledi, ta ki Alex yakalayıp duvara yaslayana kadar. Kollarını beline doladı, onu havaya kaldırdı ve duvara dayayarak sertçe sokmaya devam etti. Kadın zıplıyor, inliyor, nefes nefese kalıyordu; her darbede göğüsleri sallanıyor, bacakları titriyordu.“Bu kadar mı gücün var?” diye sordu kadın, ayakları yere değdiğinde nefes nefese. Gözlerinde hâlâ meydan okuma vardı, dudaklarında alaycı bir gülümseme. Alex kendini zor tutuyordu, “Yeter artık üvey anne,” dedi, sesi kontrollü ama titrek. Ama kadın durmuyordu. Bir sıçrayışta üstüne atladı, bacaklarını beline doladı. Alex onu yere yatırdı, kolunu boynuna geçirip baş kilidi yaptı ve kalçalarını kadının poposuna bastırarak sürtünmeye başladı. Kadın çığlık atıyor, boğulur gibi inliyordu; Alex’in gücüyle ciğerlerindeki hava boşalıyordu. Daha hızlı, daha sert sürtündü, ta ki boşalma sınırına gelene kadar. Kadın sersemlemiş haldeydi, direnemiyordu. Alex doğruldu, sikini ağzına dayadı ve patladı. Sıcak, yoğun sıvı boğazına dolarken kadın yüzünü buruşturdu. “Ağzıma boşaldın!” diye haykırdı tiksinmiş gibi yaparak, ama yutmaktan başka çaresi yoktu. Nefesini topladıktan sonra gülümseyerek ekledi: “Ama… hoşuma gitti aslında.”Ter içinde, nefes nefese koltuğa geri döndüler. Birbirlerinin ıslak, yapış yapış bedenlerine sarıldılar. Televizyonda güreş maçı devam ediyordu ama artık ikisi de ekrana bakmıyordu. Alex kadının saçlarını okşarken fısıldadı: “Seni seviyorum üvey anne.” Kadın başını omzuna yasladı, parmaklarını onun göğsünde gezdirdi. O an, aralarındaki her şey değişmişti. Başlangıçta sadece bir oyun gibi görünen şey, artık kontrol edilemez bir tutkuya dönüşmüştü.Her şey o sabah spor salonundan döndüklerinde başlamıştı aslında. Alex ve üvey annesi –adı Leyla’ydı– evde yalnızken güreş maçını izlemeye karar vermişlerdi. Terli bedenler, yakın temas, birbirine değen kaslar… Sohbet yavaş yavaş kışkırtıcıya dönmüştü. Leyla şakayla karışık “Senin gibi bir delikanlı güreşte beni yenebilir mi acaba?” demişti. Alex gülerek meydan okumayı kabul etmişti. İlk başta masum bir güreş gibiydi; kollar kenetleniyor, bedenler çarpışıyor, kahkahalar atılıyordu. Ama Leyla’nın kalçaları Alex’in kasıklarına her değdiğinde, nefesleri hızlanıyordu. Bir noktada Leyla üstün gelip Alex’i yere sermiş, “Hadi bakalım, pes et!” diye bağırmıştı. Alex pes etmemiş, tam tersine güçlenmişti. O andan sonra oyun değişmişti.Leyla’nın çıplak bedeni karşısında Alex’in gözleri kararmıştı. Kadın soyunurken “Hadi, korkma,” demişti. Alex tereddüt etmemişti. İlk dokunuş elektrik gibiydi. Leyla’nın göğüsleri avuçlarında kayboluyor, meme uçları sertleşiyordu. Kadın inliyor, Alex’i daha derine çekiyordu. Duvara yaslandıklarında Leyla bacaklarını açmış, “Daha sert, hadi!” diye haykırıyordu. Alex’in her darbesiyle duvar sarsılıyor, kadının inlemeleri evi dolduruyordu. Koltukta, yerde, duşta… Durmuyorlardı. Leyla’nın meydan okumaları bitmiyordu: “Kız gibi sikiyorsun, daha sert ol!” Alex de karşılık veriyordu; şaplaklar, saç çekmeler, boğaz kilidi… Her şey daha vahşi, daha hayvani bir hal alıyordu.Boşaldıktan sonra ağzına aldığında Leyla’nın yüzündeki ifade karışıktı: tiksinti ve zevk bir aradaydı. Yutarken gözleri parlıyordu. “Bunu sevdim,” demişti gülerek. O gülümseme Alex’i bitirmişti. Artık geri dönüş yoktu. Terli bedenler birbirine yapışmış, güreş maçını izlerken bile elleri geziniyordu. Leyla’nın parmakları Alex’in sikini okşuyor, Alex’in eli kadının ıslaklığına iniyordu. Gece boyunca devam ettiler. Leyla üstüne çıktığında ritmi o belirliyor, Alex’i delirtiyordu. Alex onu domaltıp arkadan girdiğinde Leyla çığlık atıyor, “Evet, işte böyle!” diyordu. Her orgazmda bedenleri titriyor, sıvılar akıyordu.Sabah olduğunda ev hâlâ seks kokuyordu. Leyla mutfakta kahve yaparken Alex arkasından sarıldı. “Dün gece… inanılmazdı,” dedi. Leyla döndü, dudaklarına yapıştı. “Daha bitmedi ki. Annenler dönene kadar vaktimiz var.” Göz kırptı. Alex gülümsedi. Artık bu sadece bir tesadüf ya da oyun değildi. Yasak bir bağ, kontrolsüz bir arzu doğmuştu aralarında. Ve ikisi de bundan vazgeçmeye niyetli değildi.O günden sonra evdeki her an elektrik yüklüydü. Koridorda karşılaştıklarında bakışlar, dokunuşlar… Leyla’nın “Gel buraya” diye fısıldaması yetiyordu. Alex’in elleri kadının bedeninde kayboluyor, Leyla’nın inlemeleri duvarlarda yankılanıyordu. Güreş izlerken başlayan şey, artık hayatlarının bir parçası olmuştu. Sert, vahşi, tutkulu… Ve her seferinde daha da derinleşiyordu. Çünkü ikisi de biliyordu: Bu ateş bir daha sönmeyecekti.

Yanıt bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir

*