Evli Türk Hatun Tinderdan Bulduğu Adamla Kocasını Aldatıyor
Cuma akşamıydı. Kocam Ahmet mesaiye kalmıştı, eve gece 11’den önce dönemeyeceğini söylemişti. Çocuklar annemdeydi, ev bomboştu. Ben de kanepede yatarken telefonuma baktım. Tinder’ı açtım – evet, hâlâ silmemiştim. Profil fotoğrafımda başörtüm yoktu, makyajlı bir selfie, dudaklar hafif aralık, gözler davetkâr. Bio’da sadece “Meraklı ve gizli” yazıyordu. Kimse gerçek ismimi bilmiyordu, sadece “Leyla” diye geçiyordum.Birkaç swipe sonra mesaj geldi. İsmi Kerem. 32 yaşında, fit fotoğrafları, kolları dövmeli, gülüşü tehlikeli. “Merhaba Leyla, o gözler insanı yakar” yazmıştı. Direkt girdim sohbete. Birkaç dakika içinde “Neredesin?” diye sordum. “Şu an Beşiktaş’ta, sen?” dedi. “Kadıköy’deyim, yalnızım” yazdım. Kalbim deli gibi atıyordu. “Gelir misin?” diye sordum. Cevap 10 saniye sürdü: “Adres at.”Yarım saat sonra kapı zili çaldı. Üstümde ince, siyah bir elbise vardı – askılı, dekolteli, eteği diz üstü. Başörtümü çıkarmıştım, saçlarım omuzlarımda dalgalı. Kapıyı açtığımda Kerem karşımdaydı: uzun boylu, siyah tişört, kot pantolon, kollarındaki dövmeler daha net görünüyordu. Göz göze geldik, tek kelime etmeden içeri girdi. Kapıyı kapattığım anda dudaklarıma yapıştı.Öpüşürken elleri belimden kalçalarıma indi, sıktı. “Evli olduğunu biliyorum,” dedi kulağıma fısıldayarak. “Yüzüğün parmağında.” Parmağımla yüzüğümü çıkardım, masaya koydum. “Şimdi yok,” dedim. Gülümsedi, “İyi.”Salona geçtik. Kanepenin kenarına oturdu, beni kucağına çekti. Elbisenin askılarını indirdi, göğüslerim ortaya çıktı. Sütyen takmamıştım. Meme uçlarımı emmeye başladı, bir eli eteğimin altına kaydı. Külotumu yana sıyırdı, parmakları ıslaklığıma değdi. “Zaten hazır gelmişsin,” dedi gülerek. “Kocan seni böyle mi ıslatıyor?”“Hayır,” dedim nefes nefese. “O… yetmiyor.”Kerem pantolonunu indirdi. Sikini çıkardı – kalın, damarlı, başı ıslak. Elime verdim, sıvazladım. Sertleşti iyice. Sonra beni kucağından kaldırdı, kanepenin üstüne sırt üstü yatırdı. Eteğimi sıyırdı, külotumu tamamen çıkardı. Bacaklarımı ayırdı, başını amımın dudaklarına dayadı. Bir hamlede yarısına kadar girdi. İnledim. Daracık hissediyordum, ama zevkten başım dönüyordu.Yavaş yavaş köküne kadar soktu. İçimde kayarken her santimini hissediyordum. Kalçalarımı tuttu, ritim tutturdu. Her girişte şap şap ses çıkıyordu. Göğüslerim sallanıyordu, o da bir eliyle meme uçlarımı sıkıyordu. “Sik beni Kerem… kocamın yapamadığını yap,” dedim inleyerek.Hızlandı. Kanepenin yayları gıcırdıyordu. Bir elimle klitorisimi ovalıyordum, diğer elimle onun sırtını tırmalıyordum. “Geliyorum… durma…” dedim. Kasılmaya başladım. Amım sikini mengene gibi sıktı, titredim, inledim. Orgazm dalgası vurdu, gözlerim karardı bir an.Kerem de hızlandı. “İçine boşalacağım Leyla… hepsini vereceğim,” dedi dişlerinin arasından. “Kocana hediye olarak.” Birkaç derin hamle daha yaptı, sonra homurdanarak içime boşaldı. Sıcak spermleri amımın derinliklerine akıyordu. Her damlasını hissettim. Kalçalarımı bastırdı, hepsini içine aldıktan sonra yavaşça çıktı.Döllerim amımdan sızdı, kanepenin kumaşına damladı. Kerem yanıma uzandı, nefes nefese. “İyi miydi?” diye sordu gülerek.“Çok iyi,” dedim. “Ama bu son olmayacak.”Telefonuma baktım: 22:47. Ahmet hâlâ yoldaydı. Kerem kalktı, pantolonunu giydi. “Bir dahaki sefere otelde buluşalım,” dedi. “Daha rahat olur.”Kapıya kadar geçirdim onu. Ayrılırken dudaklarıma son bir öpücük kondurdu. “Yüzüğünü takmayı unutma,” dedi göz kırparak.Kapıyı kapattım, salona döndüm. Kanepedeki ıslaklık hâlâ duruyordu. Yüzüğümü taktım, aynaya baktım. Saçlarım dağılmış, dudaklarım şişmiş, gözlerim parlıyordu. İçimde hâlâ onun sıcaklığını hissediyordum.Ahmet eve geldiğinde “Nasıldı günün?” diye sordu. “Sıradan,” dedim gülümseyerek. “Senin?”“Yoğun,” dedi ve öpmek için yaklaştı. Dudaklarımı öperken aklımda Kerem’in tadı vardı.O gece yatağa yattığımda telefonuma mesaj geldi: “Cumartesi akşamı müsait misin? Otel ayarladım.”Cevap yazdım: “Evet. Kocam nöbette olacak.”Ve içimden geçirdim: Bu sadece başlangıç.