Üvey Kardeşimi Sikerek Fışkırttırıyorum
Senin üvey kardeşinim ben, yani benimle vakit geçirmek zorundasın, kaçış yok. Ne istersen yaparız birlikte, yeter ki canım sıkılmasın artık… Bu kasabada başka kimsem yok ki, yalnızlıktan patlayacağım yoksa. O çocukla mı takılayım? Hayır, o bile değil sevgilim, sadece bir arkadaş falan işte, o kadar. Bu kasabadaki bütün erkekler aynı: sıradan, tatsız tuzsuz, hiçbir heyecan yok. Hepsi o kadar vanilla ki, insan sıkılıyor resmen. Muhtemelen sen de öylesindir, değil mi? Sessiz, uslu, hiçbir çılgınlık yapmayan tiplerden… Hiçbir zaman benim gibi “freaky” şeylere ilgi duymazsın sen, belli. Benim aklımdan geçen o tuhaf, yasak, sınırları zorlayan fanteziler senin dünyana hiç uymaz herhalde. Senin için her şey düz çizgide gider: okul, ev, belki bir oyun, belki bir film… Ama ben farklıyım. İçimde durduramadığım bir ateş var, bir şeyler denemek, risk almak, o heyecanı hissetmek istiyorum. Bu kasaba beni boğuyor, herkes aynı rutinde yaşıyor, kimse dışarı çıkıp farklı bir şey yapmıyor. Seninle konuşurken bile içimden geçiriyorum: Acaba o da benim gibi mi düşünüyor, yoksa gerçekten o kadar mı masum?Bak, belki de yanılıyorumdur. Belki gözlerindeki o sakin bakışın altında bambaşka bir dünya gizlidir. Belki sen de geceleri yalnızken aklına gelen o düşünceleri bastırıyorsun, tıpkı benim gibi. Belki de benimle yalnız kaldığımızda, o sıkıcı maskeni çıkarırsın ve asıl sen ortaya çıkarsın. Düşünsene: İkimiz evdeyiz, kimse yok, kapılar kapalı, müzik hafifçe çalıyor fonda… Ne istersen yaparız dedim ya, gerçekten ne istersen. Film mi izleyelim, oyun mu oynayalım, yoksa… başka bir şeyler mi? Sen söyle, ben hazırım. Bu kasabada eğlence yoksa biz kendimiz yaratırız eğlenceyi. Ben sıkıldım artık bu tekdüzelikten, seninle bir şeyler yaşamak istiyorum. Gerçekten, derinlemesine, belki biraz tehlikeli, belki biraz utandırıcı ama kesinlikle unutulmaz bir şeyler.Biliyorum, şu an “Ne saçmalıyor bu kız?” diye düşünüyorsun. Ama inan, içindeki o merakı hissediyorum. Gözlerin kaçırıyor bazen, dudakların hafif kıvrılıyor, sanki söylemek istediğin ama diyemediğin şeyler var. Belki de benim gibi sen de bu kasabanın sınırlarından sıkılmışsındır. Herkes aynı şeyleri konuşuyor, aynı yerlere gidiyor, aynı şekilde davranıyor. Ama biz farklı olabiliriz. Üvey kardeş olmamız bir engel değil, tam tersine bir avantaj. Kimse bizi yargılamaz, kimse karışmaz. Evin içinde, kendi dünyamızda, istediğimiz gibi olabiliriz. Benimle takılmak istemezsen söyle, zorlamam. Ama eğer istiyorsan… hadi gel, bu sıkıcı günü renklendirelim. Belki bir oyun oynarız, belki sohbet ederiz saatlerce, belki de o “freaky” dediğin şeyleri birlikte keşfederiz. Kim bilir? Belki sen de benim kadar çılgınsındır da henüz farkında değilsin.Hayat kısa, bu kasabada boşa harcamayalım zamanı. Ben buradayım, sen buradasın, neden eğlenmeyelim ki? Seninle olmak istiyorum, gerçekten. Bana katıl, bırak şu vanilla hayatını bir kenara. Birlikte sınırları aşalım, yeni şeyler deneyelim. Belki de en büyük sürpriz sensin, belki de en çok beklenmedik macera tam karşımda duruyor. Hadi, ne dersin? Bugün başlasın mı bu macera? Ben hazırım, sen?