Üvey Annesiyle Teyzesini Birlikte Sikiyor
“Auntie ile az önce konuştum. Benden bahsetmişsiniz… Yani, şey… benim… büyük olduğumdan söz etmişsiniz.” Laurie’nin yüzü anında kıpkırmızı olur.
“Onun bunu sana söylemesi hiç doğru değil! Biz sadece şakalaşıyorduk, o kadar,” diye itiraz eder. Utancından yerin dibine geçercesine odadan çıkar. Parker ise kendi kendine kızar; “aptal, tam da yanlış şeyi söyledin” diye düşünür, Laurie’yi kendinden uzaklaştırdığını sanarak içi içini yer.Fakat işler Parker’ın düşündüğü gibi gitmez. Bir süre sonra yatak odasında iki kadını birlikte bulur. Cherry hâlâ yaramaz ve kışkırtıcı modundadır; Laurie ise ne diyeceğini, nereye bakacağını bilemez haldedir. Cherry, arkadaşının utangaçlığını alaya alır ve birden meydan okur:
“Hadi Laurie, soyun bakalım, ne duruyorsun?” Parker çoktan gömleğini çıkarmış, kaslı gövdesini sergilemektedir. Laurie önce tereddüt etse de meydan okumayı kabul eder. Sütyenini ortaya çıkaran dolgun hatlarını gösterir, ama hemen bir battaniyeye sarınır; hâlâ tam anlamıyla teslim olmaya hazır değildir. Cherry gülerek atılır:
“Şimdi sıra bende!” diyerek ince sabahlığını sıyırır. Altından transparan, baştan çıkarıcı iç çamaşırları gözükür. Parker hayranlıkla bakar ve “Vay be, ne kadar muhteşem bir vücut” diye mırıldanır. Cherry fırsatı kaçırmaz, battaniyeyi Laurie’nin üzerinden çeker:
“Hadi ama, o harika vücudu saklama artık!” Laurie artık sadece sütyen ve külotla kalmıştır, ama hâlâ çekingen durmaktadır. Cherry kıkırdayarak Parker’a döner:
“Sıra sende yakışıklı. Hadi, poponu göster bize!” Parker yataktan kalkar, pantolonunu yavaşça indirir ve kaslı kalçalarını sergiler. Cherry hemen espriyi patlatır:
“Oha, küçük bir misafir bekliyorduk ama bu bayağı büyük çıktı!” Laurie utancından başını çevirir. Cherry onu cesaretlendirir:
“Hadi Laurie, bakıyorum da hayal ettiğinden bile daha büyükmüş… Parker, şimdi tam gösteri zamanı, hadi son parçayı da çıkar.” Parker usulca boxerını sıyırır. Cherry hiç vakit kaybetmeden elini uzatıp gencin kalın ve uzun penisini kavrar. Laurie şaşkınlıkla izler, gözleri faltaşı gibi açılır. Cherry tatlı bir sesle çağırır:
“Gel Laurie, sen de dokun… Hisset şunu.” Laurie titreyen ellerle dokunur, okşamaya başlar ve inanamaz bir ifadeyle mırıldanır:
“Buna inanamıyorum… Gerçekten oluyor mu bu?” Cherry gülümseyerek Laurie’nin dudaklarına yapışır, ateşli bir öpücük kondurur ve kulağına fısıldar:
“Daha yeni başlıyoruz, güzelim.” Sonra muzipçe ekler:
“Dün gece o salatalıkla yaptıklarını ona da göster bakalım.” Parker da eğilip Laurie’yi öper. Üvey annesi artık kendini bırakır; diz çökerek Parker’ın sertliğini ağzına alır, derinlere kadar indirir. Cherry de boş durmaz; gencin testislerini dudaklarının arasına alır, emmeye ve yalamaya koyulur. Oda, inlemeler, nefes nefese kalmış sözler ve bastırılmış arzuların açığa vurulduğu bir atmosfere bürünür. Üçü de artık geri dönüşü olmayan bir yolculuğa çıkmıştır; sınırlar aşılmış, tabular yerle bir olmuştur.
